Gıda israfı belgeseli yayımlandı: “Atık yok hayat var”

Gıda israfı belgeseli yayımlandı: “Atık yok hayat var”

Dünyada milyonlarca insanın açlık çektiği günümüzde gıda israfının önlenmesi için küresel çapta yapılan çalışmalara Türkiye’den önemli bir katkı sağlandı. Maltepe Üniversitesi’nin hazırladığı  “Atık Yok, Hayat Var” belgeseli hem israfı hem de israfla mücadeleyi anlatıyor. Türkiye’nin en büyük dijital yayın platformlarından GAIN’de vizyona giren belgesel filmin amacı, Türkiye’de gıda israfının önlemesi için farkındalık yaratmak, gıdanın üretiminden tüketimine ve çöpe atılmasına kadar yaşanan sürece tanıklık yapanların seslerini duyurmak… Belgesel film için Türkiye’nin dört bir yanında tarladaki çiftçiden, tezgahının başındaki pazarcıya, sera üretimi gerçekleştiren ziraat mühendisinden, fırıncıya kadar çok kişiye mikrofon uzatıldı.

2021 BM Gıda İsrafı Endeksi Raporu’nun dünya genelinde 619 milyon insan açlıktan etkilenirken yılda 931 milyon ton gıda israf edildiği gerçeğini gözler önüne serdiğini vurgulayan Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şahin Karasar, evler ve restoranlarda hazır gıdanın büyük bir kısmının çöpe gitmesinin küresel bir sorun olduğunu söyledi. Atıkla mücadelenin bir insani çaba ve vicdani bir yük olduğunu diye getiren Prof. Karasar, “Belgesel filmle yüzleşmediğimiz önemli bir gerçeği bir kez daha vurguluyoruz: Dünyada israf edilen gıda, 40 tonluk 23 milyon kamyon dolusu yiyeceğe karşılık geliyor. İsraf her ülkede önemli miktarda gerçekleşiyor. Türkiye de gıda israfının çok olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Her yıl kişi başı 93 kilogram yiyecek israf ediliyor. Buna dur diyelim” diye konuştu.

ÇİFTÇİ, PAZARCI NE SÖYLEDİ?

Gece gündüz demeden tarlasında ter akıtan çiftçiler ürünlerinin israf edilmesinden dertli. Tohum atma, tarla sürme, sulama, hasat dönemindeki kayıpları en aza indirmek için uğraşırken, büyük çabalarla ürettikleri ürünlerinin tüketiciler tarafından umursamazlıkla çöpe atılmasından üzüntü duyuyorlar. Çiftçiler ürettikleri ürünlerin israfına şu sözlerle tepki gösteriyorlar: 

Şenel Çayır: “Ürettiklerimizin kıymetini bilsinler. İhtiyaçları olduğu kadar, tüketebilecekleri kadar alsınlar.” 

Abdullah Özkılınç: “Çöpe atmasınlar. Üretim zor şartlar altında çok büyük zahmetle yapılıyor.” 

Her hafta tezgahlarındaki ürünleri bitirmek için emek veren pazarcılar da aynı sorunla karşı karşıya kalıyorlar. Pazarcılar tezgah başında gördüklerini şöyle anlatıyorlar: 

Sabahat Özer: “Güzel olsa da beğenmiyorlar. Domatesler ezildi mi çöpe dökülüyor.”

Hüseyin Çelebi: “Adam ekmeğin yarısını yiyor yarısını çöpe atıyor. Bir şişe su alıyor. İki yudum içiyor gerisini atıyor. Bu da israf.”

UZMANLAR YORUMLADI

Belgeselde Türkiye’deki israfın boyutları, nedenleri, önlenmesi, iklim değişikliğiyle bağlantısı, atıkların yeniden ekonomiye kazandırılması, gıda bankacılığı konularını ise Birleşmiş Milletler Türkiye Ofisi-Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık, TİDER Yönetim Kurulu Başkanı Hande Tibuk, Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Fatih Akgül, Ekonomist Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi, Sosyolog Prof. Dr. Veysel Bozkurt, Maltepe Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü Başkanı  Prof. Dr. Mehmet Tanyaş, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Merve Öksüz, İSTAÇ İstanbul Çevre Yönetimi AŞ Genel Müdürü Aslan Değirmenci, İklim Mühendisi Prof. Dr. Miktad Kadıoğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Ayşen Erdinçler yorumladı.

2019'da 690 milyon kişinin açlıktan etkilendiğine dikkat çeken uzmanlar COVID-19 küresel salgınıyla bu sayının daha da artacağını öngörüyorlar. TİDER Yönetim Kurulu Başkanı Hande Tibuk en çok sebze, meyve ve ekmeğin israf edildiğine dikkat çekerken, ekonomist Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu israfın artmasını, toplumsal birlikteliğin ya da sosyal devlet anlayışının ciddi biçimde geride kalması nedeniyle bireyselliğin öne çıkmasına bağlıyor.

Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi, Sosyolog Prof. Dr. Veysel Bozkurt, israfın aslında bir zihniyet meselesi olduğunu vurgularken, Ziraat Mühendisi Mustafa Arıkan eğitime dikkat çekip “Eğitim seviyemiz ne kadar yüksek olursa, israfımız o kadar azalır” diyor.

Maltepe Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü Başkanı  Prof. Dr. Mehmet Tanyaş’a göre de bu kadar israfın nedeni etkin bir planlama yapılmayıp, her şeyi abartma huyumuz…

BM’NİN 2030 HEDEFİ MÜMKÜN MÜ?

Birleşmiş Milletler 2030 yılında açlığa son verme hedefine ulaşabilecek mi?

Birleşmiş Milletler Türkiye Ofisi Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık pek umutlu değil: “Benim bazı endişelerim var. 2030 yılına sadece dokuz hasat zamanı kaldı. Kısa bir dönem. Nüfus da 2050 yılında yaklaşık 9 milyarı bulacak. Biz hâlâ 800 milyon insanın açlığından bahsediyoruz.” 

Her gün üretilen gıda insanlığı üç kere doyurmaya yetebilecekken her sekiz kişiden birisinin geceleri aç yattığına dikkat çeken Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Fatih Akgül, “Yılda on binlerce çocuk açlık veya yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybediyor. Bunun tek bir sebebi var: Empati yoksunluğu…” diyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Benzer İçerikler

Yazar Hakkında: Seda Akbay

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir